İsimsiz
İsimsiz (2026), katmanlı boya uygulamalarını renk, doku ve hareket arasındaki ilişkiler üzerinden görünür kılar. Fırça izlerinin farklı yönlere uzanması ve yoğun boya birikimleri, yüzeyin tekil bir biçime indirgenmesini engeller. Mavi ve yeşil alanlarla sıcak renk vurguları arasındaki karşıtlık, kompozisyonun görsel ritmini oluşturur. Bu biçimsel ilişkiler, yapıtın dönüşüm ve çoğul yorum kavramları ekseninde okunmasına olanak tanır.